İstiklal Mah.Muğla Bulv.No:40 Merkez, Aydın / TÜRKİYE
HASTANEMİZDE
HEKİMİNİZİ SEÇEBİLİRSİNİZ.

Glokom

Körlüğün en yaygın sebepleri arasında yer alan Glokom hastalığı; göz içindeki basıncın yükselmesi sonucunda optik sinirlerin zarar görmesine neden olan tehlikeli bir rahatsızlık olarak tanımlanabilir. Göz içindeki basıncın artması,görüntüleri beyine ileten optik sinirlerin hasar görmesine neden olabilir. Tahribat sürekli hale gelirse görme yetisi kalıcı olarak kaybedilebilir. Genellikle yavaş ilerleyen ve sinsi bir hastalık olarak tanımlanan Glokom; tedavi edilmediği takdirde birkaç yıl içerisinde kalıcı körlüğe neden olabilir. Hastalığın başlangıç aşamasında çoğu hastanın hayatında bir değişim olmaz; belirtiler gözlemlenemeyecek ya da dikkate alınmayacak derecede önemsiz seyredebilir. Bu hastalığın oluşumunun önlenmesi adına alınabilecek en doğru tedbir, düzenli göz kontrolüne gitmektir. 40 yaşın üzerinde olan ve ailesinde göz tansiyonu problemi bulunan kişilerin düzenli olarak detaylı göz muayenesi olmaları önerilmektedir.

Glokom Hastalığına Yakalanma Riskini Arttıran Faktörler

Göz içerisindeki sıvının normalden fazla olması ve göz içi basıncı arttırması sonucu oluşan Glokom hastalığında; gözün ön kısmında biriken sıvı göz kanalında ilerleyemez. Bu kanal tıkanırsa sıvı hapsolur. Göz sıvısının ilerlemesine neden olan tıkanıklığın sebebi net olarak bilinmemektedir. Genel kanı bu tıkanmanın genetik faktörlerden etkilendiği yönündedir.

Genetik faktörler haricinde; gözde meydana gelen yaralanmaların, göz enfeksiyonlarının, göz damarlarında kan pıhtısı oluşumlarının Glokom hastalığına neden olduğu vakalar da bulunmaktadır. Bu hastalık her iki gözü de etkileyebilir ancak gözlerden birinde daha fazla ilerlemiş olması da mümkündür.

Bu faktörler haricinde;

  • Diyabet,
  • Guatr,
  • İlerleyen yaş,
  • Uzun süreli kortizon kullanımı gibi faktörlerin Glokom riskini yükselttiği düşünülmektedir.

Glokom Hastalığının Belirtileri

Glokom belirtileri zaman içerisinde kendini göstermeye başlar ancak hastalığın ilk aşamalarında belirtilerin fark edilebilmesi zordur.

  • Görme fonksiyonunun bozulmaya başlaması,
  • Gözlerde kızarıklık,
  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Acı,
  • Görüş açısında darlaşma,
  • Bulanık görme,
  • Göz ağrısı,
  • Işıklar etrafında halka oluşumu gibi şikayetler Glokom belirtileri arasında gösterilebilir.

Glokom Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Glokom hastalığının belirtilerinin kendini saklamaya meyilli olması, bu hastalığın teşhis opsiyonlarını daraltmaktadır. Glokom doktor kontrolleri sırasında tespit edilebilir. Öncelikle görme muayenesi yapılır. Göz içi basınç ölçümü yapılır. Göz bebeğini büyüten damlalar konularak optik sinir bası ve retina kontrol edilir. Ayrıca görme alanı testi ve OCT (Optik Koherens Tomografi) ile retina sinir lifleri analizi yapılır. Bütün bulguları birlikte değerlendirerek Glokom teşhisi konur.

Glokom Tipleri

1) Primer Açık Açılı Glokom;

Kırk yaşında sonra sinsi seyirli olarak başlar ve en sık görülen Glokom tipidir. Yaş ilerledikçe PAAG oluşma riski artar. PAAG olguları’nın yakın akrabalarında bu hastalığa yakalanma riski normal papülasyona göre 5-6 kat daha fazladır.

2) Oküler Hipertansiyon;

Göz içi basıncı 21 mm Hg üzerinde olmasına rağmen optik disk görünümü ve görme alanı normaldir. Bu olgular sık aralıklarla izlenmeli ve görme alanı defektleri ve optik sinir değişiklikleri başlaması ile tedaviye hemen başlanmalıdır.

3) Normal Tansiyonlu Glokom;

Göz içi basıncı normal olmasına karşı optik sinir harabiyeti ve görme alanı defekti olan olgulardır .Migren, Raynaud Fenomeni ve gizli miyokard iskemisi gibi durumlar NTG ‘lu olgularda normale göre daha sık görülür.

4) Primer Açı Kapanması Glokomu;

-Akut Açı Kapanması Glokomu; Preferik irisin ön kamera açısını kapatması sonucu göz içi sıvısı’nın dışarı drenajı’nın engellenmesine bağlı olarak gelişir. Çok şiddetli göz ağrısı, bulantı, kusma ile beraber bulanık görme şikayeti vardır.

Glokom Hastalığının Tedavisi

Glokom; Tedavisi aksatılmaması gereken göz hastalıkları arasında yer alır. Tedavi edilmediği takdirde ciddi problemlere yol açabilen bu rahatsızlığın tedavisinde farklı yöntemler uygulanmaktadır. Hangi yöntemin uygulanacağı, hastanın sağlık durumunu detaylı olarak inceleyen doktorlar tarafından belirlenir.

İlaç Tedavisi; Gözdeki sıvının azaltılması veya akışının sağlanması için doktorlar göz damlası ile tedavi uygulamayı tercih edebilir. Alerjik reaksiyon, kızarıklık, görüş bulanıklığı gibi yan etkileri olan ilaçlar nadiren de olsa kalbi ve akciğerleri etkileyebilir. Hastaların tedaviye başlamadan önce kullandıkları ilaç olup olmadığı hakkında doktorlara bilgi vermesi gerekmektedir. Göz damlası Glokom hastalığının ilk adım tedavisi olarak görülür. Sorun geçmez veya hastalık sona ermezse diğer tedavi yöntemleri denenir.

Cerrahi Tedavi; Trabekülektomi adı verilen bu tedavi sırasında doktorlar göz içinde biriken sıvının yarattığı basıncın azaltılması için; bu sıvının akabileceği kanallar açarlar. Gerektiği durumlarda sıvının dışarı çıkarılması için göze tüp yerleştirilmesi gerekebilir.

Lazer Tedavisi; Glokom hastalığının tedavisinde lazer iki farklı durumda kullanılır. Eğer kanallar açıksa ancak sıvı yine de birikiyorsa lazer tedavisi sonrasında sıvı akışı hızlanacaktır. Eğer iris ve kornea arasındaki açının dar olması nedeniyle göz tansiyonu yükseliyorsa, lazer dışa akım kanallarına uygulanmalıdır.

Aydın Göz olarak; göz tansiyonu problemini teşhis etmek ya da belirtilerle bize başvuran hastaların sorunlarına çözüm üretebilmek için deneyimli kadromuzla hizmet vermekteyiz.